
Mustafa Nihat Ağacıkoğlu
İlahi hayat
Acı kahve tadında köpürüp
Hatır gözetirsin de
Hiç vefa göstermeden hiç insaf etmeden
Gelir omzuma çökersin
Anlıyorum kabul de ediyorum
Sana ektiklerimi besleyip büyütüyorsun
Gelip karşıma dikiliyorsun
Ama bir de seni sevmişliğim var
Gözlerinden öpüp yanaklarını sıkmışlığım
Elinden tutup yukarı çekmişliğim var
Hani bunların hakkı
Hatta seni birçok yerde hoşgörüp bağışlamıştım
İntikam aldığım da oldu tamam da
Seni heyecanlandırıp süpriz yaptığım o vakitleri de unutma
Hadi uzat elini de bi ayağa kalkayım
Belki yeniden iyi şeyler yapar
Hakkını verebilirim
Bak hayat öfkemi biliyorsun
Gözümü yumup seni nasıl dağıtacağımı tahmin edebilirsin
Hadi uzatma da ver elini
Yumruklarımı sıkıp
Şu ucuz kahpelikleri haklıyayım
Daha çok işim var
Ağız tadıyla ölmek için İşlerimi görmem gerek
Seni iliklerime kadar yaşadığım her bir an için
Vereceğim hesabı düzeltmem gerek
Hadi ikilettirme uzat elini
Namerde muhtaç etme demiyorum
Bu konuda eline kimse su dökemez
Ama beni yorma daha
Söz seni yaşadığım herşey için şikayetçi olmayacağım
İki oğlum var Eşim kardeşim var
Sağlam dostlarım da var
Sağlığım sıhhatim de iyi çok şükür
Ama hiç param yok
O da olsaydı seni yaşamaya doyum olmazdı
Hiç düşünmeden en az ikiyüz yirmi kilometre hızla yol alır
Varış çizgisini geçebilirdim
Yok mu para sende?