Tosya Haberler

* İTHAM AHLÂKI * İDDİA VE İSNAT USULÜ * İSPAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ

* İTHAM AHLÂKI * İDDİA VE İSNAT USULÜ * İSPAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ
868 views Okundu
29 Kasım 2016 - 17:16
Adana zayıf escort Çukurova zayıf escort Seyhan zayıf escort Ankara zayıf escort Mamak zayıf escort Etimesgut zayıf escort Polatlı zayıf escort Pursaklar zayıf escort Haymana zayıf escort Çankaya zayıf escort Keçiören zayıf escort Sincan zayıf escort Antalya zayıf escort Kumluca zayıf escort Konyaaltı zayıf escort Manavgat zayıf escort Muratpaşa zayıf escort Kaş zayıf escort Alanya zayıf escort Kemer zayıf escort Bursa zayıf escort Eskişehir zayıf escort Gaziantep zayıf escort Şahinbey zayıf escort Nizip zayıf escort Şehitkamil zayıf escort İstanbul zayıf escort Merter zayıf escort Nişantaşı zayıf escort Şerifali zayıf escort Maltepe zayıf escort Sancaktepe zayıf escort Eyüpsultan zayıf escort Şişli zayıf escort Kayaşehir zayıf escort Büyükçekmece zayıf escort Beşiktaş zayıf escort Mecidiyeköy zayıf escort Zeytinburnu zayıf escort Sarıyer zayıf escort Bayrampaşa zayıf escort Fulya zayıf escort Beyoğlu zayıf escort Başakşehir zayıf escort Tuzla zayıf escort Beylikdüzü zayıf escort Pendik zayıf escort Bağcılar zayıf escort Ümraniye zayıf escort Üsküdar zayıf escort Esenyurt zayıf escort Küçükçekmece zayıf escort Esenler zayıf escort Güngören zayıf escort Kurtköy zayıf escort Bahçelievler zayıf escort Sultanbeyli zayıf escort Ataşehir zayıf escort Kağıthane zayıf escort Fatih zayıf escort Çekmeköy zayıf escort Çatalca zayıf escort Bakırköy zayıf escort Kadıköy zayıf escort Avcılar zayıf escort Beykoz zayıf escort Kartal zayıf escort İzmir zayıf escort Balçova zayıf escort Konak zayıf escort Bayraklı zayıf escort Buca zayıf escort Çiğli zayıf escort Gaziemir zayıf escort Bergama zayıf escort Karşıyaka zayıf escort Urla zayıf escort Bornova zayıf escort Çeşme zayıf escort Kayseri zayıf escort Kocaeli zayıf escort Gebze zayıf escort İzmit zayıf escort Malatya zayıf escort Manisa zayıf escort Mersin zayıf escort Yenişehir zayıf escort Mezitli zayıf escort Erdemli zayıf escort Silifke zayıf escort Akdeniz zayıf escort Anamur zayıf escort Muğla zayıf escort Bodrum zayıf escort Milas zayıf escort Dalaman zayıf escort Marmaris zayıf escort Fethiye zayıf escort Datça zayıf escort Samsun zayıf escort Atakum zayıf escort İlkadım zayıf escort Adıyaman zayıf escort Afyonkarahisar zayıf escort Ağrı zayıf escort Aksaray zayıf escort Amasya zayıf escort Ardahan zayıf escort Artvin zayıf escort Aydın zayıf escort Balıkesir zayıf escort Bartın zayıf escort Batman zayıf escort Bayburt zayıf escort Bilecik zayıf escort Bingöl zayıf escort Bitlis zayıf escort Bolu zayıf escort Burdur zayıf escort Çanakkale zayıf escort Çankırı zayıf escort Çorum zayıf escort Denizli zayıf escort Diyarbakır zayıf escort Düzce zayıf escort Edirne zayıf escort Elazığ zayıf escort Erzincan zayıf escort Erzurum zayıf escort Giresun zayıf escort Gümüşhane zayıf escort Hakkari zayıf escort Hatay zayıf escort Iğdır zayıf escort Isparta zayıf escort Kahramanmaraş zayıf escort Karabük zayıf escort Karaman zayıf escort Kars zayıf escort Kastamonu zayıf escort Kırıkkale zayıf escort Kırklareli zayıf escort Kırşehir zayıf escort Kilis zayıf escort Konya zayıf escort Kütahya zayıf escort Mardin zayıf escort Muş zayıf escort Nevşehir zayıf escort Niğde zayıf escort Ordu zayıf escort Osmaniye zayıf escort Rize zayıf escort Sakarya zayıf escort Siirt zayıf escort Sinop zayıf escort Sivas zayıf escort Şanlıurfa zayıf escort Şırnak zayıf escort Tekirdağ zayıf escort Tokat zayıf escort Trabzon zayıf escort Tunceli zayıf escort Uşak zayıf escort Van zayıf escort Yalova zayıf escort Yozgat zayıf escort Zonguldak zayıf escort

* İTHAM AHLÂKI
* İDDİA VE İSNAT USULÜ
* İSPAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ

1. İddia ve isnatlarda “itham ahlâkı”na riayet etme zorunluluğu ve “ispat yükümlülüğü” vardır. Bu ahlâk, insan-insan ilişkilerinde gerekli olduğu gibi yargı önünde ve resmî devlet söylemlerinde de gereklidir.

2. Hakkındaki iddia ve kendisine yapılan isnat ispatlanana kadar herkes masumdur. Bir kimseye isnat edilen suç, meşru yargı önünde kanıtlanıncaya kadar o kimse suçsuz görülür (“Beraet-i zimmet” prensibi. Bkz. Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye).

3. Bir suçun subutu öncesinde; bir kimseyle ilgili iddia ve isnadı işitenlerin ilk yapması gereken, o iddia ve isnadın asılsız olduğunu düşünerek suç töhmeti altında bulunan kişi hakkında hüsn-ü zanda bulunmaları ve duyduklarının iftira olduğunu düşünmeleridir (Mushaf, 24:16).

4. İddia edene (muddeî) sadece iddia etmesi ve isnatta bulunması yetmez, söylediğini açıkça ispat etmesi gerekir; inkâr eden (muddea aleyh) ise hakkındaki iddiaya ve kendisine yapılan isnada karşı yemin ederek kendisini ibra eder. (Temel usul kuralı: ألدليل على من يدعيى وليمين على من أنكر)

5. Her iddianın, -“salt söz, söylem, yorum ve ithamla değil”- delil değeri taşıyan açık karinelerle kanıtlanması gerekir. Bir suç ancak kesin delil (karine), açık kanıt (beyyine), tanık ya da suç isnadı altında olan kişinin itirafı (ikrar) ile subut bulur. Hassas olaylarda bazı özel iddia ve isnatlarla ilgili isnatların ispat koşulları özel hükümlere bağlı kılınmıştır (Ör. Mushaf, 24:4-9).

6. Kanıtlanmamış bir iddia ve isnatla hiç kimse itham edilemez, suçlu görülemez. Bunun tersi usulsüzlük olur, iddia sahibine (muddeî) iftira günahı yükler. İftira ise büyük bir zulümdür, ahlâkî düşüklüktür. İftira (bir başkası hakkında kanıtlanamamış bir suçla itham edici nitelikteki her iddia ve isnat) hiçbir semavî tarihsel şeriatta, hatta hiçbir beşeri hukuk sisteminde meşru görülmemiştir.

7. Kanıtlanması mümkün olmayan ya da iddia eden nezdinde kanıtlanması mümkün olsa bile ispatı yapılmamış veya ertelenmiş bir ithamla hiç kimse zan altında tutulamaz, kendisi hakkında şaibe oluşturulamaz. İddia ve isnadın ispatı ertelenemez; bunun ertelenmesi, kendisi hakkında ithamda bulunulan kişiye yönelik açık haksızlık olur, çünkü temadî eden süreç müttehem kişinin haysiyet, şeref ve onuru yönünden kendisinin aleyhine işler -velev ki iddia ve isnat tümüyle gerçek olsa bile-…

8. İddia ve isnat açık olmasa bile suç ihsasında bulunmak da, iddia ve isnatlarda olduğu gibi onu kanıtlamayı gerektirir. Çünkü ihsas da, insanı töhmet altında bırakır, kişinin hürmetini zedeleyerek hukunu ihlâl eder (Ör. Bir kimse için açıkça “zina yaptı” ithamında bulunmak suretiyle değil de, “onu şöyle bir yerde görmüşler, bunu bana söylediler” şeklindeki bir söylemle töhmet altında tutmak gibi).

9. İddia ve isnat muhatabın gıyabında yapılmışsa, ispatı için muhatabın huzurda olması aranmaz/gerekmez. Bunun istisnasını mazur kılacak makul, mücbir bir neden yoksa ispat, iddia ve isnatla birlikte eş zamanlı yapılmalıdır.

10. Bir suç isnadında, isnatta bulunan kimsenin iyi (salih), dürüst (sadık), erdemli (muttakî) bir insan oluşu; karine, beyyine ve tanıkla ispat yükümlülüğüne bedel görülemez, hiç kimsenin salâhı, sadakati, takvası iddia ve isnadında kendisinde ispat yükümlülüğünü kaldırmaz (Ör. İddia ve isnatta bulunan kişi için, “O kimse oldukça salih bir kimse, asla iftira edecek birisi değil” yaklaşımıyla hiç kimsenin kanıtsız iddia ve isnadı doğru kabul edilemez).

11. Suçla ilgili şüphe, suçlanan (sanık) lehine değerlendirilir, şüpheler nedeniyle cezaların infazı kaldırılır (Hadis: “Şüphelerle had cezalarını kaldırın.” إدرؤوا الحدود بالشبهات).

12. İddia, isnat ve ihtilaflarda tarafları dinlemeden tek taraflı karar vermek doğru olmaz, haksızlık olur (Hz. Musa’nın tek tarafı dinleyerek ve yanlı davranarak adam öldürmesi (Mushaf, 28:15), ardından gelen samimi nedameti (Mushaf, 28:16-17), çektiği sıkıntılar, yanlı davranmasıyla yanlış yaptığını idraki ve tevekkülü (Mushaf, 28:18-22) çaplı bir örnektir).

13. İddia, isnat ve ihtilaflarda hakkı gözetmek ve ayakta tutmak, adaletsizlik yapmamak, kin ve nefret nedeniyle adaletten sapmamak (Mushaf, 5:8); sevgi ve yakınlık saikiyle tarafgirlik yapmamak, yakınlar aleyhine bile olsa adil davranmak, adaletle muamelenin zorunlu olduğu yerde duygusal davranmamak, haksız olana taraf olmamak gerekir (Mushaf, 4:135).

Uygulamadaki pek çok soruna rağmen, beşerî hukuk sistemleri de en azından doktrinde bu usul prensiplerinin çoğunu benimser. Bu ahlâkî ve hukukî sorumluluklar (masumiyet karinesi), her birimizi tek tek birey olarak da böylece bağlar, bir devletin kamu adına iddiada bulunan savcısını da böylece bağlar.

Muhammed Fatih Ergün

15250899_10207762575998572_7853618403071982321_o

ANKET

Websitemizden memnun musunuz?

  • Evet (100%, 2 Oy)
  • Hayır (0%, 0 Oy)

Toplam oy veren: 2

Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Copyright © Tosya Haberler | Tüm hakları saklıdır. | Bakım: arivisti.com